Paul Carell örneğinde, 2. Dünya Savaşı’nda Alman Ordusu’nun (Weh

2014-04-25 06:44:00

Paul Carell’in kitaplarından yararlanarak, Alman ordusunun (Wehrmacht) savaştaki rolünün tarih yazımında ele alınması konusuna değinmek istiyorum. Savaş sonrası Almanya’sında (Federal Almanya), 2. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanya’sının ve Alman ordusunun (Wehrmacht) rolü nasıl incelenmiştir? 1960’lara kadar neredeyse, tabu niteliği taşıyan bu konu, o dönemden itibaren Alman tarihçiler, bağımsız araştırmacılar ve gazeteciler tarafından incelenmeye başlanmıştır. 1960-70 döneminde, savaşın bitiminden ortalama olarak, 20 yıl geçtiğini göz önüne alırsak, savaşa katılmış ve sağ olarak dönmüş sivil-asker-subay birçok kişi, ilk ağızdan kaynak olarak, anılarını anlatmış ve bilhassa üst düzey yönetici ile subaylar savaşı neden kaybettikleri konusunda farklı yorumlar yapmışlardır. 1945 Mayıs’ında teslim olan Almanya, savaşta yaşananları ve savaşı neden kaybettiklerini konularını bireysel ve toplumsal düzeyde, önceleri içten içe, sonraları da açıkça tartışmaya başlamıştır. Almanlar, geçmişi yönelik analizlerden doğal olarak, farklı sonuçlar çıkardılar. Kimisi, tüm suçun kendilerinde olduğunu kabullendi, kimisi, onca kıyım ve kayba rağmen, hâlâ Nazizm’i savundu, kimisi tüm sorumluluğun sadece Hitler’de olduğunu iddia etti. Gerek askeri ve sivil kayıpların, gerekse savaşın yaşandığı ve dolaylı olarak etkilediği tüm ülkelerde ki yıkımın nedenleri yanında, başta kurmay subaylar olmak üzere, belirli bir kesimde savaşı neden kaybettikleri üzerine kafa yordu. Manstein, Dönitz gibi üst düzey kurmay subaylar ve başka generaller anılarını yazdılar. Bunlardan bir kısmı, savaşı kaybetmelerinin BAŞ SUÇLUSU olarak HİTLER’i gösterdiler. Savaşın gidişatına çok sık karışan ve bir noktadan sonra tek karar ver... Devamı

2. Dünya savaşı, Doğu cephesi kitaplarının yazarı PAUL CARELL!

2014-04-23 19:09:00

George M. Nipe'ın, 3. Harkov muharebesinde savaşan, SS-zırhlı birlikleri üzerine yazdığı kitabı okurken, bu konuda, dilimize çevrilmiş hangi kitapların olduğunu merak ettim. Kütüphanemde yaptığım araştırma beni, Paul Carell’in eserine ulaştırdı. Bu araştırma esnasında ister istemez geçmişe bir yolculuk yaptım. Benim elimde ki kitaplara göre,1970’lerin sonundan itibaren “Baskan yayınları” bu konuda başrolü oynamış. “İkinci Dünya Savaşı Belgeseli” isimli bir dizi yayınlamışlar. Bu dizide göze çarpan yazar isimlerinden birisi olan Paul Carell, bu yazının konusunu oluşturuyor. Esas ismi, Paul Karl Schmidt olan yazar, 1911 doğumlu olup, fakir bir ailenin tek çocuğudur. Birinci Dünya savaşı sonrası Almanya’sında, bilhassa 1920’li yılların ikinci yarısında yükselmeye başlayan Nazizm’in etkisinde kalmıştır. 1931 yılında, SA birliklerine üye olarak katılmıştır. (SA: Sturm Abteilung: Saldırı kıtası) Kiel üniversitesinde psikoloji öğrenimi gören ve 1936 yılında doktorasını bitiren Schmidt, 1938 yılında SS üyesi olur. (SS: Schutz Staffel: Koruma timi) Burada, üstün konuşma ve yazma yeteneği sayesinde hızla yükselerek, 1940 yılında Dışişleri Bakanı Ribbentrop’un, basın sözcüsü oldu. En önemli görevi günlük basın konferanslarının hazırlanması olan, Schmidt, aynı zamanda, ünlü Alman propaganda dergisi “Signal”’in içeriğinin hazırlanmasına etki etmiştir. Kişisel olarak da Yahudilerden nefret eden Schmidt, bilhassa Çekoslovakya ve Macaristan Yahudilerinin, toplama kamplarına nakli konusunda her iki ülke yöneticilerine baskı yapmıştır. (Bu konuda yaptığı yazılı açıklamalar, hâlâ, Nürnberg devlet arşivlerindedir.) 2. Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra, 06 Mayıs 1945 tarihinde tutuklandı ve 2,5 yıla yakın bir süre hapis yattı. Çıkarıldığı mahkemede sanık değil, tanık muamelesi gördü ve bir ceza almadan serbest bırakıldı. 1950 yılından itibaren “Kristall” dergisinde makaleler yazmaya başladı. Yazarken, önceleri “Paul Karell”, sonraları “Paul Carell” ve “P.C. Holm” takma isim... Devamı

Fotoğraf

2014-04-22 18:50:00
Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

Savaş ve Tarih

2014-04-22 18:22:00

Merhaba! Bu bloğu ilk defa görenler, haklı olarak, "Neden böyle bir konu?" diye sorabilirler. Burada verilebilecek en kolay cevap, "Neden olmasın! Çilekli pastanın nasıl pişirilebileceğine dair bile, Türkçe blog varken, savaş tarihi hakkında yok!" şeklinde formüle edilebilir. Aslında, bu cevapta, iki hata var. Birincisi, benim bulabildiğim kadarıyla, birden fazla blog var; bakınız: http://koltukgenerali.blogspot.com/ http://derintarih.blogcu.com/ Tavsiye ederim, benim de zevkle okuduğum yazılar var. "Peki, bir tane yetmedi mi? Senin çok vaktin var; galiba?" şeklindeki ikinci bir soruya da; "Evet, bu aralar hem vaktim var; hem de, bilmem kaç tane, yemek pişirme bloğu arasında, ikinci bir, savaş tarihi bloğu göz çıkarmaz." diyerek cevap veririm. Neyse, bu kadar soru ve cevaptan sonra,başlayalım.. Bu aralar, George M. Nipe'ın "Last victory in Russia / The SS-Panzerkorps and Manstein's Kharkov Counteroffensive / February-March 1943" isimli kitabını okuyorum. Türkçemize "Rusya'da ki son zafer / SS- Tank kolordusu ve Manstein'ın Harkov'da ki karşı saldırısı / Şubat -Mart 1943" olarak tercüme edebileceğimiz kitap, İngilizce bilen herkese tavsiye edebileceğim bir eser. Yazar kitabın başında, sadece, bu operasyon üzerine odaklanmış İngilizce bir yayın bulmanın çok zor olduğunu belirtmiş. (Yayınlandığı tarihleri göz önüne alarak ki, bu da, 2000 yılı oluyor.) Türkçemize tercüme edilmiş bir eser, bildiğim kadarıyla yok. Diğer taraftan, 2. Dünya Savaşı'nın Doğu cephesinde ki kısa süreli bir operasyon zaten herkesin ilgisini çekmez. 368 sayfalık kitap, 17 bölümden oluşuyor. Yazarın geçmişi hakkında kitapta kısa da olsa bir bilgi olmaması ilginç, daha da doğrusu, bir eksiklik. Her ne kadar, operasyonel düzeyde savaş tarihi yazımı çok yoruma açık değildir. Ele alınan, operasyonun sonucu belli olduğundan, kazanan veya kaybeden hakkında "taraflı" yorum yapmak, çok kolay göze çarpacağından, kaçınılan bir durumdur. Yine de, yazarın geçmişi bize ele... Devamı